Notice: Function _load_textdomain_just_in_time was called incorrectly. Translation loading for the js_composer domain was triggered too early. This is usually an indicator for some code in the plugin or theme running too early. Translations should be loaded at the init action or later. Please see Debugging in WordPress for more information. (This message was added in version 6.7.0.) in /home1/uniqaweb/hosting/vergibilimi/wp-includes/functions.php on line 6131

Warning: Cannot modify header information - headers already sent by (output started at /home1/uniqaweb/hosting/vergibilimi/wp-includes/functions.php:6131) in /home1/uniqaweb/hosting/vergibilimi/wp-includes/feed-rss2.php on line 8
kdv iade – Vergi Bilimi http://vergibilimi.karabalymm.com Vergi - Mevzuat - Hukuki Danışmanlık - Vergi Sirküleri gibi vergisel ihtisas alanlarında yorum ve değerlendirmelerde bulunarak açıklık kazandırmaktadır Wed, 06 Dec 2017 07:34:34 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 http://vergibilimi.karabalymm.com/wp-content/uploads/2017/07/cropped-logo-e1501517968641-32x32.jpg kdv iade – Vergi Bilimi http://vergibilimi.karabalymm.com 32 32 Yabancı Bayraklı Gemilere Verilen Tadil Bakım Onarım Hizmetlerinde KDV İade Usulü Değişti http://vergibilimi.karabalymm.com/1110-2/ Tue, 05 Dec 2017 01:24:50 +0000 http://vergibilimi.com/?p=1110 Vergi Sirküleri/6

 Tarihi : 05/12/2017

Sayısı : vergi-6/2017

İlgili Kanun Maddesi:

Konusu: Yabancı Bayraklı Gemiye Verilen Tadil Bakım Onarım Hizmetlerinde Yüklenilen KDV’nin İadesi

Bilindiği üzere, Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğine göre Hizmet ihracına ilişkin istisna, yurt dışındaki müşteriye düzenlenen hizmet faturası ile tevsik edilir. Hizmet faturalarının firma yetkililerince onaylı fotokopileri veya dökümlerini gösteren liste verilir. Bu belgelerin istisnanın beyan edildiği dönemde beyanname verme süresi içinde bir dilekçe ekinde ibrazı gerekir. İstisnanın beyanı için, hizmete ait ödeme belgesinin (dövizin Türkiye’ye getirildiğini tevsik eden bir belge, banka dekontu vb.) temin edilmiş olması zorunlu değildir. Ancak, hizmet ihracı nedeniyle beyan edilen, yüklenilen ve indirim yoluyla telafi edilemeyen KDV’nin iadesi, hizmet bedeli döviz olarak Türkiye’ye gelmeden yerine getirilmemektedir.

05/12/2017 tarih 30261 sayılı resmi gazetede yayımlanan Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair 15 seri nolu tebliğ ile Türkiye içinde taşıma hakkı bulunmayan yabancı bayraklı gemilere verilen tadil, bakım ve onarım hizmetleri (hizmet ihracı) nedeniyle yüklenilen ve indirim yoluyla telafi edilemeyen KDV’nin iadesini kolaylaştırıcı yeni bir düzenleme getirilmiştir.

15 seri nolu tebliğe göre;  Türkiye içinde taşıma hakkı bulunmayan yabancı bayraklı gemilerin tadil, bakım ve onarım hizmetlerinde, geminin tersaneye giriş çıkış yaptığının Liman Başkanlığı tarafından verilecek belge ile tevsik edilmesi kaydıyla, istisna kapsamındaki hizmet nedeniyle yüklenilen ve indirim yoluyla telafi edilemeyen KDV’nin %50’si, hizmet bedelinin döviz olarak Türkiye’ye getirildiğini tevsik eden belge aranmaksızın iade edilecektir.  İade edilecek KDV’nin kalan kısmı ise işleme ilişkin bedelin yarısının döviz olarak Türkiye’ye getirildiği oranda iade edilir.

Örnek:

(A) Denizcilik Servis Hizmetleri Ltd. Şti. Türkiye içinde taşıma hakkı bulunmayan yabancı bayraklı bir gemiye Mayıs/2017 döneminde vermiş olduğu bakım ve onarım hizmetine ilişkin hizmet ihracı kapsamında bedeli 100.000 ABD Doları olan fatura düzenlemiş olup, yapmış olduğu bu hizmet nedeniyle yüklenip indirim yoluyla telafi edemediği 30.000 TL KDV’nin iadesini Mayıs/2017 dönemine ilişkin KDV beyannamesinde talep etmiştir. Mükellef bakım ve onarımını yaptığı söz konusu geminin Tuzla Liman Başkanlığından giriş çıkış yaptığını tevsik eden belgeyi sunmuş, ancak hizmet bedelinin döviz olarak Türkiye’ye getirildiğine ilişkin herhangi bir belge ibraz etmemiştir.

(A) Denizcilik Servis Hizmetleri Ltd. Şti.nin söz konusu KDV iade talebine ilişkin gerekli kontroller yapıldıktan sonra herhangi bir olumsuzluk bulunmaması halinde, iade edilecek KDV’nin yarısı olan 15.000 TL, hizmet bedelinin döviz olarak Türkiye’ye getirildiğine ilişkin belge aranmaksızın iade edilir.

(A) Denizcilik Servis Hizmetleri Ltd. Şti. hizmet bedeline ilişkin 40.000 ABD Dolarını Türkiye’ye döviz olarak getirdiğini tevsik eden belgeyi 2017 yılının Eylül ayında ibraz etmiştir. Bu durumda, hizmet bedelinin yarısı olan 50.000 ABD Dolarının %80’i (40.000/50.000) döviz olarak Türkiye’ye getirilmiş olduğundan, iadesi yapılmayan KDV tutarı olan 15.000 TL’nin %80’ine isabet eden 12.000 TL’nin iadesi yapılır.

 

                                                                                                    vergibilimi.com

 

 

 

]]>
KAT KARŞILIĞI İNŞAAT KAPSAMINDAKİ TESLİMLERDE KDV- EMSAL BEDEL TESPİTİ- ARSA TESLİMİNDE İSTİSNA UYGULAMASI http://vergibilimi.karabalymm.com/kat-karsiligi-insaat-kapsamindaki-teslimlerde-kdv-emsal-bedel-tespiti-arsa-tesliminde-istisna-uygulamasi/ Mon, 13 Nov 2017 10:42:54 +0000 http://vergibilimi.com/?p=1049
  • Giriş
  • Müteahhitlik firmaları genelde, yeterli finansmana sahip olmamaları ya da satın almanın finansman maliyetine katlanmayı karlı görmememleri nedeniyle, arsa satın almak yerine arsa sahipleri ile kat karşılığı inşaat sözleşmesi yoluna gitmektedir. Dolayısıyla mevcut finansman kaynaklarını arsa satın almak yerine daha fazla inşaat üretimine harcamaktadır.

    Arsa sahipleri tarafından da; arsanın mevcut durumundan daha değerli bir hale gelmesi, herhangi bir harcama yapmadan yeni bina imkanına kavuşulması v.s. gerekçeler ile arsanın kat karşılığı verilmesi tercih edilmektedir.

    Bu çalışmamızda arsa karşılığı inşaat işlerinde; hem bağımsız birim (konut, iş yeri) karşılığında arsasını müteahhite teslim eden arsa sahibinin hem de arsa karşılığında arsa sahibine bağımsız birim tesliminde bulunan müteahhidin, bu teslimler nedeniyle, Katma Değer Vergisi Kanunu karşısındaki durumu irdelenmiş, her iki tarafın bu işlemlerle sınırlı olmak üzere yükümlülükleri açıklanmıştır.

    Çalışmamızın 3. Bölümünde; arsa sahibine yapılacak teslimlerde KDV matrahını belirleyici emsal bedelin, öncelikle VUK 267/2 de yer alan “maliyet esası” usulüne göre belirlenmesi gerektiği kişisel görüşümüzün gerekçesi açıklanmıştır.

    Son olarak, arsa sahibi kurumun aktifinde iki tam yıl süreyle bulunan arsanın kat karşılığı inşaat işleri kapsamında teslimi durumunda KDV kanunun “Diğer İstisnalar” başlıklı 17/4 üncü maddesinin (r) bendide yer alan istisnanın uygulanıp uygulanmayacağı açıklanmıştır.

    1. Kat Karşılığı İnşaat İşlerinde Arsa ve Bağımsız Birim Teslimlerinin KDV Karşısındaki Durumu

    Katma Değer Vergisi Kanunun; 1/1 inci maddesi ile ticari, sınai, zirai, faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde Türkiye’de yapılan teslim ve hizmetler vergiye tabi tutulmuş, 2 nci maddesinin 5 inci bendinde ise trampanın iki ayrı teslim olduğu hükme bağlanmıştır.

    Arsa karşılığı inşaat işinde KDV uygulaması konusunda Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinin I-A/8 bölümünde; “Arsa karşılığı inşaat işinde iki ayrı teslim söz konusudur. Bunlardan birincisi, arsa sahibi tarafından müteahhide arsa teslimi; ikincisi ise müteahhit tarafından arsaya karşılık olarak arsa sahibine verilen konut veya işyeri teslimidir.” açıklamasına yer verilmiştir.

    Öte yandan 60 no’lu Katma Değer Vergisi Sirkülerinde yer alan açıklamalara göre; Arsa karşılığı inşaat işlerinde vergiyi doğuran olay, müteahhidin arsa karşılığı konut, işyeri gibi bağımsız birimleri arsa sahibine teslimiyle gerçekleşmektedir. Bu tarih itibariyle arsa açısından da vergiyi doğuran olay vuku bulmaktadır. Taşınmazda teslim kural olarak tapuya tescil ile gerçekleşmekle birlikte, tapuya tescilden önce bağımsız birimlerin alıcının tasarrufuna terk edilmesi durumunda da vergiyi doğuran olay gerçekleşmektedir.

    Arsanın bir iktisadi işletmeye dahil olması veya arsa sahibinin arsa alım satımını mutat ve sürekli bir faaliyet olarak sürdürmesi halinde, konut veya işyeri karşılığı müteahhide yapılan bu arsa teslimi KDV’ye tabidir. Ancak arsa sahibinin, gerçek usulde mükellefiyetini gerektirmeyecek şekilde, arızi bir faaliyet olarak arsasını daire veya işyeri karşılığında müteahhide tesliminde KDV uygulanmaz. Diğer taraftan müteahhit tarafından arsa sahibine arsasının karşılığı olarak yapılan konut/işyeri tesliminde, emsal bedel üzerinden KDV uygulanır.

    KDV Genel Uygulama Tebliğinde arsa sahibine yapılacak teslimlerde KDV matrahının emsal bedel olacağı belirtilmiş olsa da emsal bedelin bu konuda hangi sıra ile belirleneceği açıklanmamıştır.

    1. Arsa Sahibine Teslim Edilen Bağımsız Birimlerin Emsal Bedeli VUK 267/2 Maliyet Esasına Göre Belirlenecektir

    KDV Genel Uygulama Tebliğinde arsa sahibine yapılacak teslimlerde KDV matrahının emsal bedel olacağı belirtilmiş olsa da emsal bedelin bu konuda hangi sıra ile belirleneceği açıklanmamıştır. Vergi Usul Kanunun “Emsal Bedel ve Emsal Ücret” başlıklı 267 inci maddesinde ise emsal bedelin; belirlenen sıraya göre tespit edileceği hüküm altına alınmış olup, birinci sırada ortalama fiyat esasının, ikinci sırada maliyet esasının, üçüncü sırada takdir esasının dikkate alınması gerektiği belirtilmiştir.

    Müteahhit tarafından, arsa sahibine, arsasına karşılık olarak yapılan teslimlerde uygulamada VUK 267/2 de yer alan “maliyet esası” dikkate alınmakta ve emsal bedel bu esasa göre tespit edilmektedir. Ancak Vergi İdaresi son zamanlarda bu konuda verilen bazı özelgeleri gerekçe göstererek öncelikle VUK 267/1 de yer alan “ortalama fiyat esasının” dikkate alınması gerektiğini öne sürmekte ve mükellef açısından eleştiri konusu yapmaktadır.

    Bu konudaki kişisel görüşümüz; müteahhit tarafından, arsa sahibine, arsasına karşılık olarak yapılan teslimlerde, emsal bedelin, öncelikle VUK 267/2 de yer alan “maliyet esası” usulüne göre belirlenmesi gerektiği yönündedir.

    213 Sayılı Vergi Usul Kanunun 262 nci maddesinde, maliyet bedeli iktisadi bir kıymetin iktisap edilmesi veyahut değerinin artırılması münasebetiyle yapılan ödemelerle bunlara müteferri bilumum giderlerin toplamı olarak tanımlanmıştır. Aynı kanunun 269 uncu maddesinde, iktisadi işletmelere dahil bilumum gayrimenkullerin maliyet bedelleri ile değerleneceği, 270 inci maddesinde, gayrimenkullerde maliyet bedeline mevcut bir binanın satın alınarak yıkılmasından ve arsasının tesviyesinden mütevellit giderlerin girdiği, 271 inci maddesinde ise, inşa edilen binalarda ve gemilerde, imal edilen makine ve tesisatta, bunların inşa ve imal giderlerinin satın alma bedeli yerine geçeceği hükme bağlanmıştır.

    Kat karşılığı inşaat işlerinde toplam maliyet arsa maliyeti ile inşaat maliyetinin toplamından oluşmaktadır. Her bir daire, iş yeri veya katın maliyeti ise belirli ölçü ve esaslara göre binanın tüm maliyetinden, bunlara, pay verilerek tespit edilmektedir.

    Toplam inşaat maliyeti, arsa sahibine verilen daire ve iş yerlerinin inşası için yapılan harcamalar ile müteahhidin kendisine kalan daire ve işyerleri için yapılan harcamalardan oluşmaktadır. inşaatın toplam maliyetinin arsa sahibine verilen daire ve işyerlerine isabet eden kısmı ile arsa sahibine yapılan nakit ödemelerin toplamı ise toplam arsa maliyetini (müteahhidin kendisine ait dairelerin arsa maliyeti) vermektedir.

    Bu durumda, arsa sahibine verilen daire ve iş yerlerinin emsal bedelini maliyet esası yerine ortalama fiyat esasına göre belirleyecek olursak, inşaatın arsa maliyeti dolayısıyla inşaatın toplam maliyeti gerçek durumu yansıtmayacaktır.

    Diğer taraftan, inşasında kullanılan malzemeye göre maliyeti, bulunduğu yer ve konuma göre değeri farklılık arz edecek olan konutların,VUK 267/1’e göre aynı cins ve neviden sayılarak ortalama fiyat esasına tabi tutulması durumunda, uygulamada çeşitli zoruluklar ve haksız sonuçlarla karşılaşılması kaçınılmaz olacaktır.

    VUK 267/2 maddesinde maliyet bedeli esasına göre; Emsal bedeli belli edilecek malın, maliyet bedeli bilinir veya çıkarılması mümkün olursa, bu takdirde mükellef bu maliyet bedeline, toptan satışlar için % 5, perakende satışlar için % 10 ilave etmek suretiyle emsal bedelini bizzat belli eder.

    Yukarıdaki açıklamalarımız doğrultusunda, kişisel görüşümüz; müteahhit tarafından, arsa sahibine, arsasına karşılık olarak yapılan teslimlerde, emsal bedelin, öncelikle VUK 267/2 de yer alan “maliyet esası” usulüne göre belirlenmesi gerektiği yönündedir.

    Diğer taraftan, emsal bedel belirlenirken KDV kanunu madde 27/4’te yer alan “….emsal bedelin tayininde genel idare giderleri ve genel giderlerden mamüle düşen hissenin bedele katılması mecburidir.” Hükmünün dikkate alınması gerekmektedir.

    1. Arsa Sahibinin KDV Karşısındaki Durumu

    4.1. Kat Karşılığı İnşaat İşlerinde Arsa Teslimi ve KDV

    Arsa karşılığı inşaat işinde iki ayrı teslim söz konusudur. Bunlardan birincisi, arsa sahibi tarafından müteahhide arsa teslimi; ikincisi ise müteahhit tarafından arsaya karşılık olarak arsa sahibine verilen konut veya işyeri teslimidir.

    Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinin I-A/8.1 bölümünde; Arsanın bir iktisadi işletmeye dahil olması veya arsa sahibinin arsa alım satımını mutat ve sürekli bir faaliyet olarak sürdürmesi halinde, konut veya işyeri karşılığı müteahhide yapılan bu arsa tesliminin KDV’ye tabi olacağı, ancak arsa sahibinin, gerçek usulde mükellefiyetini gerektirmeyecek şekilde, arızi bir faaliyet olarak arsasını daire veya işyeri karşılığında müteahhide tesliminde ise vergi uygulanmayacağı, açıkça belirtilmiştir.

    Öte yandan 60 no’lu Katma Değer Vergisi Sirkülerinde özetle; arsa karşılığı inşaat işlerinde iki ayrı teslim söz konusudur. Bunlardan birincisi, arsa sahibi tarafından müteahhide arsa teslimi; ikincisi ise müteahhit tarafından arsaya karşılık olarak arsa sahibine bağımsız birim (konut veya işyeri) teslimidir. Arsa karşılığı inşaat işlerinde vergiyi doğuran olay, müteahhidin arsa karşılığı konut, işyeri gibi bağımsız birimleri arsa sahibine teslimiyle gerçekleşmektedir. Bu tarih itibariyle arsa açısından da vergiyi doğuran olay vuku bulmaktadır. Taşınmazda teslim kural olarak tapuya tescil ile gerçekleşmekle birlikte, tapuya tescilden önce bağımsız birimlerin alıcının tasarrufuna terk edilmesi durumunda da vergiyi doğuran olay gerçekleşmektedir.

    Dolayısıyla, arsa sahibinin arsa tesliminin ticari nitelikli olması durumunda arsa için, müteahhidin ise arsa sahibine teslim ettiği bağımsız birimler için, vergiyi doğuran olayın vuku bulduğu tarih itibariyle eş zamanlı olarak fatura düzenlemesi gerekmektedir.

    Buna göre;

    – Arsanın bir iktisadi işletmeye dahil olması veya arsa sahibinin arsa alım satımını mutad ve sürekli bir faaliyet olarak sürdürmesi halinde, vergiyi doğuran olayın vuku bulduğu tarihte, müteahhide yapılan bu arsa teslimi nedeniyle düzenlenecek faturada arsa karşılığı alınan bağımsız birimlerin emsal bedeli üzerinden genel oranda KDV hesaplanması gerekmektedir.

    – Arsa sahibinin, gerçek usulde mükellefiyetini gerektirmeyecek şekilde arızi faaliyet olarak arsasını bağımsız birimler karşılığında müteahhide tesliminde KDV uygulanmayacaktır.

    – Vergiyi doğuran olayın vuku bulduğu tarihte,müteahhitten arsa sahibine yapılacak bağımsız birim teslimleri için müteahhit tarafından düzenlenecek faturada bağımsız birimin niteliğine göre emsal bedeli üzerinden % 1 veya % 18 oranında KDV hesaplanması gerekmektedir.

    Ayrıca, her iki teslimde de işlem bedelinin emsaline göre açıkça düşüklük göstermesi halinde KDV Kanununun 27/3 üncü maddesine göre işlem yapılacağı tabiidir.

    Emsal bedel belirlenirken diğer önemli bir husus ise KDV kanunu 27/4 maddesinde yer alan “ Katma değer vergisi uygulaması bakımından emsal bedelin tayininde genel idare giderleri ve genel giderlerden mamule düşen hissenin bedele katılması mecburidir.”  hükmün dikkate alınması gerekmektedir.

    4.2. Arsa Sahibi Kurumun Aktifinde İki Tam Yıl Süreyle Bulunan Arsanın Kat Karşılığı Tesliminde İstisna Uygulaması (KDV 17/4-r)

    Katma Değer Vergisi Kanunun; 1/1 inci maddesi ile ticari, sınai, zirai, faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde Türkiye’de yapılan teslim ve hizmetler vergiye tabi tutulmuş, 2 nci maddesinin 5 inci bendinde ise trampanın iki ayrı teslim olduğu hükme bağlanmıştır.

    Aynı Kanunun 17/4-r maddesi uyarınca, kurumların aktifinde en az iki tam yıl süreyle bulunan iştirak hisseleri ile gayrimenkullerin satışı suretiyle gerçekleşen devir ve teslimlerin KDV’den istisna bulunmaktadır.

    Arsa karşılığı inşaat işinde KDV uygulaması konusunda Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinin I-A/8 bölümünde; “Arsa karşılığı inşaat işinde iki ayrı teslim söz konusudur. Bunlardan birincisi, arsa sahibi tarafından müteahhide arsa teslimi; ikincisi ise müteahhit tarafından arsaya karşılık olarak arsa sahibine verilen konut veya işyeri teslimidir.” açıklamasına yer verilmiştir.

    Öte yandan 60 no’lu Katma Değer Vergisi Sirkülerinde yer alan açıklamalara göre; Arsa karşılığı inşaat işlerinde vergiyi doğuran olay, müteahhidin arsa karşılığı konut, işyeri gibi bağımsız birimleri arsa sahibine teslimiyle gerçekleşmektedir. Bu tarih itibariyle arsa açısından da vergiyi doğuran olay vuku bulmaktadır. Taşınmazda teslim kural olarak tapuya tescil ile gerçekleşmekle birlikte, tapuya tescilden önce bağımsız birimlerin alıcının tasarrufuna terk edilmesi durumunda da vergiyi doğuran olay gerçekleşmektedir.

    Söz konusu tebliğ ve sirkülerde yapılan açıklamalardan da anlaşılacağı üzere kat karşılığı inşaat sözleşmesi kapsamında gerçekleşen işlemlerde vergiyi doğuran olay inşa edilen konutların arsa sahibine devir ve teslimi anında meydana gelecektir. Buna göre, arsanın bağımsız birim inşa edilmek üzere müteahhide tevdii sırasında arsa teslimi ile ilgili olarak vergiyi doğuran olay vuku bulmamakta, bağımsız birimlerin arsa sahibine teslim edildiği tarihte her iki teslim için (arsa ve bağımsız birimler) karşılıklı ve eş zamanlı olarak vergiyi doğuran olay meydana gelmektedir.

    Ancak, arsaya karşılık verilecek konutların tesliminden önce mülkiyetinin konut tesliminde bulunacak kişi ya da kurum adına tapuda tescilinin yapılması halinde arsa teslimi bakımından vergiyi doğuran olay tapuya tescil anında gerçekleşecektir.

    Yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde; arsa sahibi kurumun (şirket, kooperatif) aktifinde bulunan arsanın müteahhit firmaya işyeri veya konut karşılığı teslimi KDV’ye tabi bulunmakta olup, vergiyi doğuran olayın gerçekleştiği tarih itibariyle arsanın kurumun aktifinde en az iki tam yıl süreyle kalmış olması halinde arsanın devri işlemi KDV kanunun 17/4-r maddesi uyarınca KDV’den istisna olacaktır.

    1. SONUÇ

    Arsa karşılığı inşaat işlerinde iki ayrı teslim söz konusudur. Bunlardan birincisi, arsa sahibi tarafından müteahhide arsa teslimi; ikincisi ise müteahhit tarafından arsaya karşılık olarak arsa sahibine bağımsız birim (konut veya işyeri) teslimidir. Arsa karşılığı inşaat işlerinde vergiyi doğuran olay, müteahhidin arsa karşılığı konut, işyeri gibi bağımsız birimleri arsa sahibine teslimiyle gerçekleşmektedir. Bu tarih itibariyle arsa açısından da vergiyi doğuran olay vuku bulmaktadır.

    Arsanın bir iktisadi işletmeye dahil olması veya arsa sahibinin arsa alım satımını mutat ve sürekli bir faaliyet olarak sürdürmesi halinde, konut veya işyeri karşılığı müteahhide yapılan bu arsa teslimi KDV’ye tabidir. Ancak arsa sahibinin, gerçek usulde mükellefiyetini gerektirmeyecek şekilde, arızi bir faaliyet olarak arsasını daire veya işyeri karşılığında müteahhide tesliminde KDV uygulanmaz. Diğer taraftan müteahhit tarafından arsa sahibine arsasının karşılığı olarak yapılan konut/işyeri tesliminde, emsal bedel üzerinden KDV uygulanır.

    KDV Genel Uygulama Tebliğinde arsa sahibine yapılacak teslimlerde KDV matrahının emsal bedel olacağı belirtilmiş olsa da emsal bedelin bu konuda hangi sıra ile belirleneceği açıklanmamıştır.

    Müteahhit tarafından, arsa sahibine, arsasına karşılık olarak yapılan teslimlerde uygulamada VUK 267/2 de yer alan “maliyet esası” dikkate alınmakta ve emsal bedel bu esasa göre tespit edilmektedir. Ancak Vergi İdaresi son zamanlarda bu konuda verilen bazı özelgeleri gerekçe göstererek öncelikle VUK 267/1 de yer alan “ortalama fiyat esasının” dikkate alınması gerektiğini öne sürmekte ve mükellef açısından eleştiri konusu yapmaktadır.

    Yukarıda gerekçeleri ile açıkladığımız üzere bu konudaki kişisel görüşümüz; müteahhit tarafından, arsa sahibine, arsasına karşılık olarak yapılan teslimlerde, emsal bedelin, öncelikle VUK 267/2 de yer alan “maliyet esası” usulüne göre belirlenmesi gerektiği yönündedir.

    VUK 271 inci maddesi hükmü gereğine uygun olarak, arsa sahibine teslim edilen daireler için düzenlenen fatura bedelinin arsa maliyeti olarak toplam üretim maliyetine dahil edilmesi gerekmektedir. Arsa sahibine teslim edilecek dairelerin emsal bedeli (KDV matrahı); VUK nun 267/2 de yer alan “maliyet esası” usulü ve KDV kanunun 27/4 madde hükmü dikkate alınmak suretiyle tespit edilecektir.

    Arsa sahibi kurumun (şirket, kooperatif) aktifinde bulunan arsanın müteahhit firmaya işyeri veya konut karşılığı teslimi KDV’ye tabi bulunmakta olup, vergiyi doğuran olayın gerçekleştiği tarih itibariyle arsanın kurumun aktifinde en az iki tam yıl süreyle kalmış olması halinde arsanın devri işlemi KDV kanunun 17/4-r maddesi uyarınca KDV’den istisna olacaktır.

                                                                                                              vergibilimi.com

    Kaynakça;

    1- Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliği (26 Nisan 2014 Tarih ve 28983 sayılı RG)

    2- Katma Değer Vergisi Sirkuleri/ 60 (08.08.2011 Tarih ve KDVK-60/2011-1 Sayılı)

    3- Bursa Vergi Dairesi Başkanlığı, Mükellef Hizmetleri Gelir Grup Müdürlüğüne ait Özelge       (05.03.2012 Tarih ve B.07.1.GİB.4.16.16.02-300.11.92-105 sayılı Özelge)


    YASAL UYARI : Yayınlanan yazı/haber tüm hakları yazara aittir. Yazar adı ve “vergibilimi.com” internet sitesi adı kullanılmadan alıntı yapılamaz.

    ]]>
    Hakkında Olumsuz Tespit Bulunan Firma İade Alabilir mi? http://vergibilimi.karabalymm.com/hakkinda-olumsuz-tespit-bulunan-firma-iade-alabilir-mi/ Mon, 06 Nov 2017 11:09:03 +0000 http://vergibilimi.com/?p=884 Haklarında sahte belge veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge kullanımına ilişkin olumsuz tespit bulunan mükellefler, vergi idaresince KDV iadesi yönünden, Özel Esaslar uygulamasına tabi tutulur.

    Bu şekilde özel esaslar uygulamasına tabi tutulan mükelleflerin; olumsuz raporun vergi dairesi kayıtlarına intikal ettiği tarihe kadar henüz sonuçlandırılmamış iade talepleri dâhil, bu tarihten sonraki iade talepleri;

    – Sahte belge kullanımında dört kat,

    – Muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge kullanımında ise üç kat,

    teminat karşılığında, teminat gösterilmemesi halinde münhasıran vergi inceleme raporu sonucuna göre yerine getirilir. Raporun intikal ettiği tarihten önceki dönemler için alınan teminatlar da dâhil olmak üzere iade için alınan tüm teminatlar vergi inceleme raporu ile çözülür.

    Yukarıda açıklandığı üzere haklarında sahte belge veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge kullanma raporu bulunan firmaların iade talepleri sahte belge kullanmada 4 kat, yanıltıcı belge kullanmada ise 3 kat teminat ile, teminatları ise münhasıran vergi inceleme raporu ile çözülecektir. Öte yandan bu şartlar, olumsuz raporun vergi dairesine intikal ettiği tarihten itibaren henüz sonuçlandırılmamış iade taleplerine de uygulanacaktır.

    Mükelleflerin KDV iadesi yönünden özel esaslara tabi tutulmaması için derhal genel esaslara dönüşünün sağlanması gerekmektedir.

    Sahte belge veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge kullanma olumsuz raporuyla özel esaslara tabi tutulan mükellefler, aşağıda sayılan şartlardan birisinin gerçekleşmesi halinde genel esaslara dönerler:

    a) Haklarında sahte belge kullanılmasına yönelik olumsuz rapor bulunan mükelleflerin söz konusu belgeleri indirim hesaplarından çıkarmak suretiyle beyanlarını düzeltmeleri,

    b) Kullanma raporları üzerine yapılan tarhiyatın yargı (mahkeme) kararıyla terkin edilmesi,

    c) Sahte belge veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge kullanma raporlarında tarhı öngörülen vergi ve buna ilişkin olarak hesaplanacak gecikme faizi ile kesilmesi istenen cezanın ödenmesi veya bunların tamamı için teminat gösterilmesi,

    d) Özel esaslar kapsamına alınılan dönemi takip eden vergilendirme döneminden itibaren bu süre içerisinde başka bir olumsuzluk olmaması kaydıyla (süre dolmadan önce yazılan olumsuz raporlarda en son raporun vergi dairesi kayıtlarına intikal ettiği tarihten itibaren), sahte belge kullanma fiilinde dört yıl, muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge kullanma fiilinde üç yıl geçmesi.

    Genel esaslara dönüşe ilişkin şartın gerçekleştiği tarih itibarıyla henüz sonuçlanmayanlar da dâhil KDV iade talepleri genel esaslara göre yerine getirilir. Yargı kararı sonucuna göre genel esaslara dönüşte, iade taleplerinde de yargı kararı doğrultusunda işlem yapılır. Süre nedeniyle özel esaslardan çıkış, vergi dairesince resen uygulanır.

     

                                                                                                        vergibilimi.com

     

    ]]>
    Hakkında Sahte Belge Kullanma Raporu Olan Firma KDV İadesi Alabilir mi? http://vergibilimi.karabalymm.com/hakkinda-sahte-belge-kullanma-raporu-olan-firma-kdv-iadesi-alabilir-mi/ Mon, 06 Nov 2017 08:32:00 +0000 http://vergibilimi.com/?p=879 Haklarında sahte belge veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge kullanımına ilişkin olumsuz rapor bulunan mükellefler, vergi idaresince KDV iadesi yönünden, Özel Esaslar uygulamasına tabi tutulur.

    Bu şekilde özel esaslar uygulamasına tabi tutulan mükelleflerin; olumsuz raporun vergi dairesi kayıtlarına intikal ettiği tarihe kadar henüz sonuçlandırılmamış iade talepleri dâhil, bu tarihten sonraki iade talepleri;

    – Sahte belge kullanımında dört kat,

    – Muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge kullanımında ise üç kat,

    teminat karşılığında, teminat gösterilmemesi halinde münhasıran vergi inceleme raporu sonucuna göre yerine getirilir. Raporun intikal ettiği tarihten önceki dönemler için alınan teminatlar da dâhil olmak üzere iade için alınan tüm teminatlar vergi inceleme raporu ile çözülür.

    Yukarıda açıklandığı üzere haklarında sahte belge veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge kullanma raporu bulunan firmaların iade talepleri sahte belge kullanmada 4 kat, yanıltıcı belge kullanmada ise 3 kat teminat ile, teminatları ise münhasıran vergi inceleme raporu ile çözülecektir. Öte yandan bu şartlar, olumsuz raporun vergi dairesine intikal ettiği tarihten itibaren henüz sonuçlandırılmamış iade taleplerine de uygulanacaktır.

    Mükelleflerin KDV iadesi yönünden özel esaslara tabi tutulmaması için derhal genel esaslara dönüşünün sağlanması gerekmektedir.

    Sahte belge veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge kullanma olumsuz raporuyla özel esaslara tabi tutulan mükellefler, aşağıda sayılan şartlardan birisinin gerçekleşmesi halinde genel esaslara dönerler:

    a) Haklarında sahte belge kullanılmasına yönelik olumsuz rapor bulunan mükelleflerin söz konusu belgeleri indirim hesaplarından çıkarmak suretiyle beyanlarını düzeltmeleri,

    b) Kullanma raporları üzerine yapılan tarhiyatın yargı (mahkeme) kararıyla terkin edilmesi,

    c) Sahte belge veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge kullanma raporlarında tarhı öngörülen vergi ve buna ilişkin olarak hesaplanacak gecikme faizi ile kesilmesi istenen cezanın ödenmesi veya bunların tamamı için teminat gösterilmesi,

    d) Özel esaslar kapsamına alınılan dönemi takip eden vergilendirme döneminden itibaren bu süre içerisinde başka bir olumsuzluk olmaması kaydıyla (süre dolmadan önce yazılan olumsuz raporlarda en son raporun vergi dairesi kayıtlarına intikal ettiği tarihten itibaren), sahte belge kullanma fiilinde dört yıl, muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge kullanma fiilinde üç yıl geçmesi.

    Genel esaslara dönüşe ilişkin şartın gerçekleştiği tarih itibarıyla henüz sonuçlanmayanlar da dâhil KDV iade talepleri genel esaslara göre yerine getirilir. Yargı kararı sonucuna göre genel esaslara dönüşte, iade taleplerinde de yargı kararı doğrultusunda işlem yapılır. Süre nedeniyle özel esaslardan çıkış, vergi dairesince resen uygulanır.

     

                                                                                                             vergibilimi.com

     

    ]]>
    YMM KDV İadesi Tasdik Raporuna Dayalı İadeler http://vergibilimi.karabalymm.com/ymm-kdv-iadesi-tasdik-raporuna-dayali-iadeler/ Thu, 12 Oct 2017 11:52:45 +0000 http://vergibilimi.com/?p=675  

    1/6/1989 tarihli ve3568 sayılı Serbest Muhasebecilik, Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanununun12 nci maddesinin Maliye Bakanlığına verdiği yetkiye istinaden yayımlanan “Yeminli Mali Müşavirlerin Tasdik Edecekleri Belgeler, Tasdik Konuları, Tasdike İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik”uygulamasına ilişkin genel tebliğlerle, YMM KDV İadesi Tasdik Raporu ile KDV iadesi yapılmasının usul ve esasları belirlenmektedir.

    Süresinde düzenlenmiş tam tasdik sözleşmesinin mevcudiyeti halinde, bavul ticareti ve yolcu beraberi eşya ihracatından doğan iadelerde sözü edilen Genel Tebliğlerle belirlenen limitlere göre, diğerlerinde miktara bakılmaksızın vergi inceleme raporu ve teminat aranmadan iade yapılır.

    YMM raporu ile iade talebinde bulunan mükelleflere, rapor ibraz edilmedikçe iade yapılmaz. Mükelleflerin rapor düzenleninceye kadar, KDV Genel Uygulama Tebliğinde belirlenen usule göre teminat göstermeleri halinde ise iade talebi incelemeye sevk edilmeksizin yerine getirilir. Rapor ibraz edildiğinde teminatlar iade edilir.

    YMM raporu ile iade talebinde bulunan mükelleflerin, teminat karşılığı iadenin yapıldığı tarihten itibaren 6 ay içinde bu iade ile ilgili YMM raporunu ibraz etmemesi halinde, söz konusu teminat vergi inceleme raporu sonucuna göre çözülür.

    Bu süre içinde rapor ibraz edemeyecek olanların mazeretleriyle birlikte başvurmaları halinde, gerekli değerlendirme yapılarak mazeretleri haklı nedenlere dayananlara, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 17 nci maddesi uyarınca vergi dairesince altı ay ek süre verilebilir.

    YMM raporu ile iade talebinde bulunan mükelleflerin teminat karşılığı aldıkları iadeye ilişkin olarak;

    – İadenin yapıldığı tarihten itibaren 6 ay içinde bu iade ile ilgili olarak YMM raporu ibraz edilmemesi ve ek süre talebinde bulunulmaması,

    – Ek süre talebinin uygun bulunmaması,

    – Altı aylık ek süre içinde de YMM raporunun ibraz edilmemesi,

    hallerinde, teminat karşılığı yapılan iade incelemeye sevk edilir ve teminat vergi inceleme raporu sonucuna göre çözülür.

    Mükelleflerin iade tutarını kısmen mahsup, kısmen nakden almak istemeleri mümkündür. Bu durumda, iade için istenen belgelerin ibraz edilmiş olması kaydıyla öncelikle muaccel hale gelen borçlara mahsup yapılır.

    Aynı döneme ilişkin farklı işlemlerden kaynaklanan iade talepleri için tek YMM raporu düzenlenebilir. Bir takvim yılını aşmamak ve her bir döneme ilişkin bilgi ve hesaplamaların ayrı ayrı yer alması kaydıyla birden fazla dönemi kapsayan tek YMM raporu verilmesi de mümkündür.

     

                                                                       vergibilimi.com

    Kaynakça;

    3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunun

    26 Nisan 2014 tarihli ve 28983 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliği

    15 Şubat 2017 tarih ve 29980 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan, 11 Seri nolu KDV Genel Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ

     

    ]]>